a

Kekemelikte Erken Müdahale Tedavi Başarısını Artırıyor

Kekemelik Nörogelişimsel Temelli Bir Akıcılık Bozukluğu

Cengizli, kekemeliğin yalnızca konuşmanın takılması olarak görülmemesi gerektiğini ifade ederek, “Kekemelik, konuşmayı başlatma, sürdürme ve sözcükler arasında geçiş yapabilme becerilerini etkileyen nörogelişimsel temelli bir bozukluktur. Beynin konuşmayı planlama, zamanlama ve geri bildirim döngülerini yöneten ağlarında yaşanan etkileşim bozuklukları sonucu ortaya çıkar” dedi.

Belirtiler Sadece Ses Tekrarıyla Sınırlı Değil

Kekemelikte yaşanan akıcısızlıkların sadece ses veya hece tekrarlarıyla sınırlı kalmadığını vurgulayan Cengizli, “Ses uzatmaları, duraklamalar, bloklar, nefes kesilmeleri ve yüz kaslarında gerginlikler görülebilir. Bazı bireylerde bu belirtiler fark edilmeyecek kadar hafif seyrederken, bazı durumlarda konuşma girişiminde belirgin şekilde ortaya çıkar” ifadelerini kullandı.

Kekemelik En Çok 2-5 Yaş Arasında Ortaya Çıkıyor

Bilimsel verilerin, kekemeliğin en sık 2–5 yaş aralığında ortaya çıktığını gösterdiğini belirten Cengizli, “Bu dönem, beynin konuşma, dil ve motor planlama becerilerinin geliştiği kritik bir süreçtir. Kekemelik çoğu zaman belirli durumlarda fark edilir hale gelir ve dalgalı bir seyir izleyebilir. Ancak ‘bekleyelim, geçer’ yaklaşımı bilimsel olarak risklidir. Erken müdahale, hem akıcılığı hem de çocuğun psikolojik güvenliğini korur” dedi.

Kekemeliğin Tek Nedeni Yok

Cengizli, kekemeliğin çok faktörlü bir bozukluk olduğunu belirterek nedenleri şu şekilde sıraladı:

  • Genetik yatkınlık: Kekemelik yaşayan bireylerin %60–80’inde aile öyküsü bulunur.
  • Nörobiyolojik farklılıklar: Beynin konuşmayı planlayan bölgelerinde bağlantısallık ve zamanlama farklılıkları vardır.
  • Motor sistem hassasiyeti: Hızlı konuşma girişimleri sistemi zorlar.
  • Çevresel baskı: Ailenin konuşma temposunun yüksek olması akıcısızlığı tetikleyebilir.
  • Psikososyal faktörler: Kekemeliği oluşturmaz ancak mevcut durumu kalıcı hale getirebilir.

Müdahale İçin En Uygun Dönem 2–6 Yaş

Cengizli, kekemeliğin sebeplerini travma veya heyecanla açıklamanın doğru olmadığını ifade ederek, “En ideal müdahale aralığı 2–6 yaş olup bu dönemde beynin plastisitesi en yüksek seviyededir. Çocuğun konuşma kimliği gelişmeden terapiye başlanması, kekemeliğin kalıcı hale gelmesini önler” dedi.

Kalıcı Kekemelikte Risk Faktörlerine Dikkat

Kalıcı kekemelikte risk faktörlerini sıralayan Cengizli, “Kekemeliğin 6 aydan uzun sürmesi, ailede kalıcı kekemelik öyküsü, çocuğun konuşmaktan kaçınmaya başlaması, erkek çocuk olması veya dil bozukluklarının eşlik etmesi risk oranını artırır” dedi.

Tedavi Sürecinde Özgüveni Korumak Esas

Cengizli, modern tedavi anlayışının kekemeliği tamamen ortadan kaldırmaktan ziyade iletişim becerisini güçlendirmeyi ve bireyin özgüvenini korumayı hedeflediğini belirtti. “Fizyolojik, psikolojik ve çevresel boyutları bir arada ele alan bütüncül terapi modelleri en etkili sonuçları vermektedir. Yanlış yaklaşım kekemeliği güçlendirirken, doğru yaklaşım terapinin kendisi kadar güçlü bir tedavi aracıdır” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Uzmanlar Uyardı: Fazla Şeker Tüketimi Karaciğeri Yıpratıyor