Siirt Olgunlaşma Enstitüsü, Mezopotamya’nın köklü geçmişine dayanan şal-şepik dokuma geleneğini gelecek nesillere aktarmak için çalışmalarını sürdürüyor. Tamamen el tezgahlarında ve doğal tiftik ipiyle üretilen şal-şepik kumaşı, büyük emek ve sabır gerektiren yaklaşık 15 günlük bir süreçle hazırlanıyor.
Enstitü bahçesine kurulan uzun çözgü hazırlama düzeneğinde ustalar, yalnızca çözgü aşamasında yaklaşık 12 bin adım atıyor. Şal-şepik, 2022 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillendi. Mezopotamya’nın dokuma tarihinin ilk kumaşlarından biri olan şal-şepik, yazın serin, kışın sıcak tutmasıyla biliniyor.
Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Elif Babuş, şal-şepik kumaşının üretim sürecinin büyük özen gerektirdiğini belirterek, “Her aşama titizlikle yürütülüyor. Kumaşın 33 santimetresinde 1200 ilmek bulunuyor, bu da ne kadar hassas ve emek yoğun bir üretim olduğunu gösteriyor. Gelenekten güç alarak bu eşsiz kültürel mirası genç kuşaklara aktarmaya devam ediyoruz” dedi.
Şal-şepik ustası Osman Demir ise üretim sürecinin zorluklarını anlatarak, “Sadece dokuma işlemi 10 gün sürüyor. Tiftik ipiyle yapılan bu özel kumaşı üretmek büyük bir sabır ve ustalık gerektiriyor. Farklı renklerde siparişler alınabiliyor ve her bir kumaş, yılların deneyimiyle özenle dokunuyor” ifadelerini kullandı.
Siirt Olgunlaşma Enstitüsü, şal-şepik kumaşıyla hem geleneksel hem de modern tasarımları birleştirerek halkın ve uluslararası kullanıcıların beğenisine sunmayı hedefliyor.
Kaynak: DHA
Hatay’da Dağ Ceylanlarının Nefes Kesen Mücadelesi